-
Avrupa birliğine inat (Taken with instagram)
-
Gol sevincinin en güzel en saf hali. Gözler doldu, tüyler diken.
-

-
O da insan…
-
Korkular
Bomonti bozacak diye çok korkuyorum. El altında Tuborg Gold var, ama ola ki bir gün Bomonti bozarsa diye uykularım kaçıyor.
Girdiğim tekelde Bomonti bulamazsam diye çok korkuyorum.
Bir gün yalnız kalırsam diye çok korkuyorum.
Kim Milyoner Olmak İster’de erken elenirsem diye çok korkuyorum.
“Ne olacak benim bu halim?” diye çok korkuyorum.
İnsanlıktan çıkmaktan korkuyorum.
İçimdeki fanatikten korkuyorum.
İçimdeki deliden korkuyorum.
Kendimi kontrol edememekten korkuyorum.
Dibine gelinmiş son şişe biradan korkuyorum.
Beklemekten çok korkuyorum lan.
-
Bekçiler Kralı
Futbol sahaları hariç her yerde, “En iyi savunma saldırıdır” düsturunu benimsemiş, ama bunu da tamamen yanlış yorumlamış bir camianın neferi Murat Gökhan Orçun, “Melo, Riera’yı dövdü. İki oyuncu barışsa da bu TCK 86/1’e göre suçtur. Ben bu adam yaralama suçunu savcılığa ihbar ettim.” demiş. Kendisinden Allah razı olsun. Yol, dil bilmediği bir ülkede, 16 kez milli olmuş gariban bir İspanyol’a yardım etmiş.
Peki ama koskoca ligimizde, nereden ve kim tarafından getirildiği belli olmayan play – off sistemine karşı neden dava açılmaz? Süper ligdeki 16 takımı zaten bu sorudan ayrı tutmak gerekir, zira başta federasyon başkanımız olmak üzere, kaç yıllık camiaların renklerini karıştırır olduk. O kadar dostane ilişkiler var.
En azından, bu sürecin başından beri sağlam bir duruş gösteren Bursaspor ve Galatasaray’a sormak lazım, neden sessiz kalıyorsunuz? Neden mücadeleyi sadece saha içinde bırakıyorsunuz? Play – off için açılacak bir davada, en basitinden yürütmeyi durdurma kararı bile çıkarabilirsiniz. “34 hafta mücadele edilen lig normal şekliyle tescil edilmeyip, üstüne bir de puanların yarısı siliniyor. Bu hakkımızın gasp edilmesi manasına gelir ve anayasaya göre suçtur” demek kimsenin mi aklına gelmiyor?
Kendi camialarının içinden çıkan, ırkçılığa ve buna verilen komik cezalara, adlarının karıştığı şike skandallarına bakmadan böyle işler yapmak, koskoca bir camiayı komik duruma düşürmekten başka bir işe yaramıyor.
Dürüst Türk avukatlarını, play – off sisteminin iptali ve yarı yarıya silinen puanların iadesi için dava açmaya davet ediyorum.
-
Sahaya girip sporcu dövmek: Modaspor - Galatasaray
Bugünlerde sahaya girmek, sporcuya saldırmak tekrar gündeme geldiğinden, kendisi de eski bir basketbolcu olan, Celal Amca’nın birebir yaşadığı, şahit olduğu anıyı paylaşmak isterim.
Senelerden, eski. Çok eski. Galatasaray basketbol takımının 10 küsür sene yenilmediği, “Yenilmez Armada” lakabını aldığı yıllar. Bu lakap öyle boşa değil ama. Galatasaray herkesi yeniyor ve şampiyon oluyor ve bu sürekli oluyor. Ancak her serinin elbet bir sonu var.
Yanılmıyorsam 1958 yılı olmalı. Galatasaray, Modaspor ile maç yapacak. Modaspor bütün maçları kazanmış. Galatasaray’ı yenerlerse, şampiyon olacaklar. Maçın oynandığı salon - salon denemezmiş aslında, saha ve kenarında ufak bir boşluk. 50-60 kişi ancak izleyebiliyor maçı - dolu olabileceği kadar dolu. Maç oynanıyor ve Modaspor kazanıyor.
Önemli bir not; Modaspor’da, kadrodaki 11 oyuncudan 8’i milli basketbolcu, bazıları milli su topu takımında ve bir çoğu da milli yüzücü. Ayrıca seyirciler arasında, 4-5 de milli güreşçi var. Bütün bu adamlar için şunu söyleyebiliriz, hepsi kavga etmeyi biliyorlar. Ve çok güçlü adamlar. O zamanlar sık sık semt kavgaları olurmuş, her günleri kavgayla geçermiş.
Maç sonunda, insanlar galeyana geliyor ve sahaya giriyorlar. Seyirciler arasındaki güreşçilerin de yardımıyla, 15 sporcu sahanın ortasında bir halka oluşturup, gardlarını alıyorlar.
Celal Amca’nın anlattığı, bu 15 adamın çok temiz ve sert vurduğu. Attıkları yumruk sayısı asla biri geçmiyor. Tek yumrukta bayıltıyorlar. Taraftarlar halkaya doğru koşuyor ve düşüyor anında.
Kavga - kavga da denemez aslında - çok kısa sürüyor. Bu kısa sürenin sonunda, yerde 40 kadar baygın adam var. Sporcu abiler, hiçbir şey olmamış gibi soyunma odalarına gidiyorlar.
Olayın sonunda, dayak yiyen seyircilerden biri pişkince polise gidip “kafama odunla vurdular” diye şikayetçi oluyor. Bütün takımı karakola çekiyorlar. Polis sorgusunda kafaya odunla - salonun ortasında ne odunu lan? - vurma gibi bir durumun olmadığı, “komserim adamları nasıl dövelim? ben de böyle intikam almaya çalıştım” demesiyle ortaya çıkıyor.
Bu olay da mükemmel bir anı olarak rafa kaldırılıyor.
-
Serinin en güzel sahnesidir.


